France 2 belgeseli: IŞİD’e karşı Rakka muharebesinde ön cephede

screen-shot-2017-02-20-at-03-59-47

France 2 dergisinden “13h15 le samedi” ekibi, Suriye’deki kalelerinde cihatçılara karşı savaşan Arap-Kürt güçlerinin yanında muharebeyi filme aldı.

Suriye’nin Rakka şehri, IŞİD’e karşı savaşan uluslararası koalisyonun Irak’taki Musul şehri ile birlikte ana hedefi. Kürt ve Arap savaşçıların bir ittifakı olan Suriye Demokratik Güçleri, 6 Kasım 2016’da bir saldırı başlattı. France 2 dergisinden “13h15 samedi” ekibi, Kürt savaşçıların yanında ön cephede çatışmayı filme alabildi.

Belgeseli buradan izleyebilirsiniz. Okumaya devam et “France 2 belgeseli: IŞİD’e karşı Rakka muharebesinde ön cephede”

Trump’ın güvenli bölgeleri: sorular ve sızan ilk bilgiler

syria_safezones

Çevirenin notu: Trump başkanlık kampanyası sırasında Suriye’de (ve Yemen’de) güvenli bölgeler oluşturulması konusunu pek çok kez dile getirdi ancak buna dair somut bir plan açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan ilk somut bilgi Trump’ın Suudi Kralı ile yaptığı görüşmede güvenli bölgeleri gündeme getirmiş olması. İsrail istihbaratına (MOSSAD) yakınlığı ile bilinen debkafile sitesi ise Suriye özelinde çok daha geniş kapsamlı ve sahada işleri derinlemesine değiştireceğini iddia ettiği bir anlaşmadan söz ediyor. Aşağıdaki ilk çeviri, en azından somut olarak bir “güvenli bölge”nin ne gerektiğini anlamayı sağlıyor, ikincisi ise söz konusu debkafile haberi.

blogs.cfr.org, Micah Zenko, 30 Ocak 2017

Dün Beyaz Saray Başkan Donald Trump ile Suudi Arabistan Kralı Salman Abdülaziz el Suud arasındaki bir telefon görüşmesinin kaydını yayınladı. Açıklamada dikkat çekici bilgiler vardı: “Kral, süregiden çatışmalarda yerinden olmuş birçok mülteciye yardım edilmesine yönelik diğer fikirleri desteklemenin yanı sıra, Başkan’ın Suriye ve Yemen’deki güvenli bölgeleri desteklemesi talebini de kabul etti.” Okumaya devam et “Trump’ın güvenli bölgeleri: sorular ve sızan ilk bilgiler”

Mülteci krizi feminist bir mesele, öylece oturup seyredemeyiz – Helen Pankhurst

refugee-women-syria

Çeviri: Eda Ağca

The Guardian

Mevcut mülteci krizi, modern zamanlarda dünya geneline yayılmış en ağır insani felaketlerden biri. Evrensel dehşet çokluğu arasında bu kriz, milyonlarca mülteci kadın açısından spesifik tehditler ve zorluklar arz ediyor ve tüm feminist meselelerde olduğu gibi bunun da çözümü dayanışmadan geçiyor.

Bu hafta düzenlenen “Mülteci ve Göçmenler Küresel Zirvesi,” feministlerin dünya liderlerine “vaat değil icraat” çağrısı yapması için kilit bir an.

Tüm dünya kafasını öte yana çevirmişken Care International ve Women for Refugee Women (Mülteci Kadınlar için Kadınlar), mülteci kadınlara kendi hikâyelerini -bu krizin yerden göğe kadar bir kadın krizi olduğunu gün yüzüne çıkaran keder ve cefa hikâyelerini- anlatacakları bir platform yapıvermek için zirve öncesinde beraber çalışıyorlardı. Okumaya devam et “Mülteci krizi feminist bir mesele, öylece oturup seyredemeyiz – Helen Pankhurst”

Olivier Roy ile röportaj: “Radikalizm başarısız entegrasyonun sonucu değil”

dschihadisten.jpg

en.qantara.de

Brüksel saldırılarının ardından Olivier Roy, İslam’ı terörle ilişkilendirme aceleciliğine karşı uyarıyor. İslam üzerine araştırmalar yapan Roy, Michaela Wiegel’e verdiği röportajda cihatçılıkla ilgili esas sorunu açıklıyor.

Bay Roy, terörizm ile Avrupalı göçmen toplumlarının başarısız entegrasyonu arasında bir bağlantı görüyor musunuz?

Olivier Roy: İslami radikalleşmenin entegrasyonun başarısız olmasının sonucu olduğunu düşünmüyorum. Bu yalnızca görünürdeki sorun. Cihat bayrağını sallayan gençlerden çoğu gayet entegre olmuş kişiler. Fransızca, İngilizce ve Almanca konuşuyorlar. İslam Devleti (IŞİD), genç Fransız ve Belçikalılar hiç Arapça bilmediği için sırf Fransızca konuşulan bir müfreze kurdu. Sorun kültürel entegrasyon sorunu değil. Toplumlarından kopsalar bile Avrupalı cihatçılar çok Batılı bir modele bağlı olmayı sürdürüyorlar. İslami geleneğe hiç de uymayan nihilist bir model. Birçok durumda filmlerden ve videolardan gördükleri şiddet estetiğine kapılmış oluyorlar. Bu anlamda Columbine Lisesi katliamında gördüğümüz öğrencilere veya toplu katliamcı Anders Behring Breivik’e daha çok benziyorlar. Okumaya devam et “Olivier Roy ile röportaj: “Radikalizm başarısız entegrasyonun sonucu değil””

IŞİD savaşçısının Batı için ürkütücü bir mesajı var – Patrick Cockburn

ekran-resmi-2016-09-10-14-51-14

independent.co.uk

IŞİD savaşçısı, grubun Irak ve Suriye’de bir yenilgiden sonra bile yayılmaya dönük planını açıklıyor ve Türkiye ile arasında bir danışıklı dövüş olduğunu iddia ediyor

Şam’dan dört parçalık dizinin son bölümünde Patrick Cockburn, hareketin Kuzey Afrika’da yeniden yükseleceğini, Türkiye’nin kendi sınırlarından IŞİD’e silah nakliyatına göz yumduğunu ve Cerablus’ta hala IŞİD savaşçıları bulunduğunu iddia eden bir IŞİD militanı ile görüştü.

Patrick Cockburn, Şam

The Independent’e konuşan bir IŞİD militanı, Suriye ve Irak’ta süren savaşta yenilse bile IŞİD’in ilerleyip ayakta kalacağını söylüyor.

Suriye’nin kuzeydoğusundan 30 yaşındaki eski bir savaşçı olan Faraj, “İslam Devleti’nin [IŞİD] baki olduğu ve sürekli genişlediği, sırf şairane bir söz veya propaganda olsun diye söylenmiyor,” diyor. Grubun Suudi Arabistan, Mısır, Libya ve Tunus’ta güçlerini yeniden tahkim etme niyetinde olduğunu söylüyor ve “IŞİD’in dünyanın dört bir yanında uyuyan ajanları var ve sayıları giderek artıyor,” diye ekliyor. Okumaya devam et “IŞİD savaşçısının Batı için ürkütücü bir mesajı var – Patrick Cockburn”

Cihat aleminin en büyük ‘boşanması’ – Harald Doornbos, Jenan Moussa

Ekran Resmi 2016-08-18 22.39.43

18 Ağustos 2016, Foreign Policy

El Kaide, IŞİD’in saflarından ayrılmasını hiçbir şey yapmadan izlemeyecekti elbette. Bu özel yazı dizisinin 3. bölümünde bir İslam Devleti üyesi Esad karşıtı saflarda iç savaşa yol açan süreci anlatıyor.

Mayıs 2013’tü ve yeni kurulan Irak ve Levant İslam Devleti dünyanın en korkulu cihatçı gücü olarak statüsünü sağlamlaştırmak niyetindeydi. Ama bunu yapabilmesi – veya eline geçirdiği yeni kimyasal silah zulasını kullanabilmesi – için, önce önemli el Kaide şahsiyetlerinden oluşan bir grubun önlerine çıkaracağı zorluğu aşması gerekecekti.

El Kaide’nin üst düzey liderliği Ebu Bekir el Bağdadi’nin otorite iddiasını öylece kabul edecek değildi, hele ki bu iddiasını el Kaide lideri Ayman el Zevahiri’nin talimatı ile hareket ettiği pişkince yalanına dayandırmışken. IŞİD şefi ile diğer cihatçı liderlerin Kafr Hamra’daki tarihi buluşmasından bir ay sonra, birkaç silahlı koruma da dahil küçük bir grup adam, birkaç araç içinde Suriye’ye doğru yola çıktılar. Bağdadi’ye bağlı güçler tarafından fark edilme veya Suriye rejimine hedef olma korkusu ile, sessiz ve dikkatli bir şekilde hareket ediyorlardı.

Bu grubun adı Horasan Grubu veya Horasan Komitesi idi. Üyeleri Afganistan ve Pakistan’daki yeraltı gruplarından geliyordu ve Suriye’ye halen saklanan Zevahiri adına gelmişlerdi. Okumaya devam et “Cihat aleminin en büyük ‘boşanması’ – Harald Doornbos, Jenan Moussa”

İslam Devleti Kimyasal Silah Stoklarını Nasıl Ele Geçirdi? – Harald Doornbos, Jenan Moussa

Camp Lejeune Regroups After Iraq War

17 Ağustos 2016, Foreign Policy

Cihatçılar bir Suriye askeri üssünü ele geçirdiklerinde, depolarında dünyanın en tehlikeli silahlarından bazılarını gömülü buldular. Bu özel yazı dizisinin 2. bölümünde, bir İslam Devleti üyesi bu silahların hilafetin eline nasıl düştüğünü anlatıyor.

Ebu Ahmed bize IŞİD’in, dünyanın en korkunç silahlarından bazılarını, daha kurulmasından aylar önce Suriye Başkanı Beşar el Esad’ın güçleri ile savaşın ganimeti olarak nasıl ele geçirebildiğini anlattı.

Nusra Cephesi ile IŞİD’in ayrışmasından dört ay kadar önce, Aralık 2012’de, onlarca Suriyeli cihatçı 111. Alay’a – Suriye’nin kuzeyindeki Darat İzza kasabası yakınında büyük bir askeri üs – giden bir tepeyi tırmandılar. Bu kasaba beş ay kadar önce isyancı grupların bir koalisyonu tarafından ele geçirilmişti. Ama 111. Alay tarafından 2012 yazından bu yana kuşatılmış halde, üssü Başkan Esad’a sadık askerlerden almayı hala başaramamışlardı. Okumaya devam et “İslam Devleti Kimyasal Silah Stoklarını Nasıl Ele Geçirdi? – Harald Doornbos, Jenan Moussa”

IŞİD’in kuruluşunun hiç anlatılmamış hikayesi – Harald Doornbos, Jenan Moussa

CqJM3EaWAAECGBC.jpg

16 Ağustos 2016, Foreign Policy

Kuruluşundan bu yana, İslam Devleti hakkında hep onun düşmanlarından bir şeyler öğrendik. Hikayesi büyük ölçüde, grupla Irak ve Suriye’de savaşanlar, zalim yönetiminden kaçan travmatize olmuş siviller ve arada bir de saflarından kaçanlar tarafından anlatıldı. Bu değişmek üzere. Okuyacağınız, İslam Devleti’nin Suriyeli bir aktif üyesi olan ve grubun şimşek hızıyla genişlemesine ilk elden şahitlik etmiş ve en adı çıkmış yabancı savaşçıları arasında aylarını geçirmiş Ebu Ahmed’in hikayesi.

Üç makaleden oluşan bu seride, Ebu Bekir El Bağdadi’nin siyasi planlarının İslam Devleti’nin Suriye’deki genişlemesinin yolunu nasıl döşediğine, El Kaide’nin grubun yükselişini önleme çabalarına ve kendinden menkul “hilafetin” cephaneliğindeki dehşet verici silahlara benzersiz bir içerden bakış sunuluyor. Bazı adlar ve ayrıntılar, Ebu Ahmed’i korumak amacıyla gizli tutuldu. İkinci bölümü buradan okuyabilirsiniz. Okumaya devam et “IŞİD’in kuruluşunun hiç anlatılmamış hikayesi – Harald Doornbos, Jenan Moussa”

Erdoğan-Putin görüşmesi Suriye’de bizi neyin beklediğini gösterecek – Robert Fisk

erdogan-turkey-is-entering-a-very-different-period-in-relations-with-russia

Independent

Pek de uzak olmayan bir süre önce, Putin’le “sıfırlama” düğmesine basmak isteyen Hillary Clinton’dı. Şimdi ise, etkileri çok daha büyük olacak şekilde, Erdoğan.

Sultan, Çar’ı St. Petersburg’daki tahtında görmeye gidiyor. Ve Şam Halifesi, BAAS Partisi politikasının işe yaradığını bir kez daha ispatladığına kanaat getirmiş vaziyette Suriye’den seyredecek. Politika mı? Bir saniye.

Türkiye’nin Suriye üzerindeki gücü – Arap Körfezi’nden para ve silahların iç savaşa aktarılmasındaki Pakistan benzeri rolü, IŞİD, el Kaide (veya Nusra Cephesi ya da Şam’ın Fethi ya da her ne ise) için kaçakçılık yolu olması – Şam için ciddi bir tehdit gibi görünürken, Türkiye’nin gizemli darbesi geliverdi, ordusu iğdiş edildi ve Sultan Erdoğan ülkesini NATO’dan Rusya Ana’ya doğru yanaştırmak için St. Petersburg’a koşturuyor.

Okumaya devam et “Erdoğan-Putin görüşmesi Suriye’de bizi neyin beklediğini gösterecek – Robert Fisk”

IŞİD’e karşı savaş: Obama, Türkiye’den Suriye sınırını kapatmasını istiyor – Patrick Cockburn

Ankara, suç ortaklığı ile değilse bile, sınırını IŞİD’e katılmak ve petrol satışı yapmak için geçiş noktası olarak kullanan teröristlere müsamaha göstermekle suçlanıyor

23-Turkish-soldiers-AFP-GettyTürk askerleri Suriye’deki Kobane kasabasına bakarken. Kürt güçleri, Türkiye sınırına yakın bölgeleri ele geçirdiler fakat Ankara, Kürtlerin daha öteye ilerlemesine askeri güçle karşılık vereceğini söylüyor

The Independent

Çeviren: Eda Zor

ABD, Türkiye’den, Paris katliamı ve diğer terör olaylarında rol almış bazı IŞİD militanları için kalan tek geçiş noktası olan Suriye sınırındaki 90 km’lik alanı kapatmasını talep ediyor.

885 km uzunluğundaki sınırın tamamen kapanması, geçtiğimiz üç yılda on binlerce İslamcı gönüllüyü sınırdan geçiren IŞİD’e büyük bir darbe olacaktır.

Paris’teki IŞİD saldırılarından sonra, Washington, sınırın IŞİD tarafından kullanılan kalan kısa bölümünde güvenlik çemberi oluşturmanın olanaksız olduğuna dair Türklerin iddialarını daha fazla kabul etmeyeceklerini Ankara’ya açıkça ifade etti. Başkan Barack Obama yönetiminden üst düzey bir yetkili, The Wall Street Journal’a verdiği demeçte Washington’un Türk hükümetine gönderdiği sert mesajı “Şartlar değişti. Bu kadar yeter. Sınırın kapanması gerekiyor” şeklinde iletti. “Bu bir uluslararası tehdit ve Suriye’den geliyor ama Türk toprakları üzerinden geliyor.” Okumaya devam et “IŞİD’e karşı savaş: Obama, Türkiye’den Suriye sınırını kapatmasını istiyor – Patrick Cockburn”