İdlib’deki El Kaide hakimiyeti gizli çekim görüntülerle belgelendi

Screen Shot 2017-05-20 at 23.45.33

Arapça yayın yapan Dubai merkezli Al Aan televizyonu muhabiri Jenan Moussa, 15-16 Mayıs gecesi sosyal medya platformu Twitter’dan, Suriye’nin Nusra (El Kaide) kontrolündeki İdlib vilayetinde kimliklerini gizli tuttuğu üç haber kaynağının cep telefonlarıyla yaptığı gizli görüntü kayıtlarına dayanan bir video-haber paylaştı. Video-haberde, Suriye’de cihatçıların kontrolündeki bölgelerden sıkça görmeye alışkın olduğumuz kadın düşmanı ideolojinin göstergesi duvar yazıları ve billboardların yanı sıra önemli bir detay daha var: Türk devletinin Nusra ile ortak bir kontrol noktası oluşturmuş olması. Okumaya devam et “İdlib’deki El Kaide hakimiyeti gizli çekim görüntülerle belgelendi”

Bob Crow Tugayı ile röportaj – Politika

650x344-1473523032779

Yeni Özgür Politika  – Birinci Bölüm

Tuğçe M. Yılmaz’ın röportajı

Bob Crow Tugayı (The Bob Crow Brigade) hareketiniz nasıl ortaya çıktı? Bölgede özgürlük mücadelesi açısından nasıl bir önemi var?

Tabûra Azadî ya Înternasyonal’in (IFB) çağrısına yanıt verdik ve birbirimizle eğitim sürecinde tanıştık. Belirli bir dönemde IFB’ye katılmış İngiliz, İskoç ve İrlandalılar olduğumuzu söyleyebiliriz. Farklı bir hareket değiliz, dünyanın benzer parçalarından (Birleşik Krallık ve İrlanda) sosyalistleriz.

Bildiğimiz kadarıyla Bob Crow Tugayı heterojen bir yapıya sahip. Tugayınız nasıl insanlardan oluşuyor?

 İrlanda, İngiltere, İskoçya ve sonrasında da Kanada ve Amerika’dan 20-35 yaş arası işçiler ve işsizler. Özel bir yapımız yok, hepimiz IFB ve dolayısıyla YPG üyesiyiz. Onların yapısını ve talimatlarını izliyoruz. Epeycemiz şu an TevDem’in bir kolu olan devrimin sivil kanadı Saziya Yekîtî û Piştgiriya Gelan (SYPG) ile birlikte çalışıyor. Okumaya devam et “Bob Crow Tugayı ile röportaj – Politika”

Radikal demokrasi: Faşizme karşı ön cephe – Dilar Dirik

32927

Eğer bütün sömürgelerin en eskisi olan kadınların köleleştirilmesi başarılamasaydı; faşizm de mümkün olamazdı. Bütün baskı gören ve zulme uğrayan gruplar içinde kadınlar kurumsallaşmış şiddetin en eski biçimlerine maruz kalmıştır. Kadınların savaş ganimeti, erkeklerin hizmetinde birer araç, cinsel tatmin nesnesi ve nihai güç iddiası odağı olarak görülmesi her faşist bildiride ısrarla vurgulanmaktadır. Devletin ortaya çıkışı ve özel mülkiyetin fetişleştirilmesi her şeyden çok kadınların teslim alınmasıyla mümkün kılınabilmiştir.

ROAR Magazine

Çeviri: Ulaş Dewres

2014 yılı sonbaharıydı; IŞİD’in Irak ve Suriye’de muazzam büyüklükteki alanları ele geçirmesinden ve işlediği soykırım ve kadınkırımlarından sadece aylar sonra, çok az bilinen Kobanê kasabasının ufkundan güçlü bir devrimci umut ışığı yükseldi.

2013’ten beri Suriye içindeki çok geniş alanların yanı sıra Irak’ta Musul, Tel Afer ve Şengal’i istila etmiş olan IŞİD Kürtler tarafından Rojava olarak tanınan Kuzey Suriye’ye bir saldırı başlatmaya hazırdı. Kobanê’de karşılaşmayı beklemediği şey ise kendisini her halükârda cesaretle savunmaya hazır örgütlü bir politik topluluktu; bu IŞİD’in ölüm ideolojisiyle taban tabana zıt dünya görüşüne sahip, farklı türden bir düşmandı. Okumaya devam et “Radikal demokrasi: Faşizme karşı ön cephe – Dilar Dirik”

Trump’ın Suriye saldırısına kimse sevinmemeli – Eugene Robinson

170406_WS_Trump-Syria.jpg.CROP.promovar-mediumlarge

The Washington Post

Çeviri: Yakov Petroviç

Birleşik Devletler Suriye’nin korkunç iç savaşının bir parçası oldu. Ölümcül askeri güçle müdahale eden Trump yönetimi ne yaptığını veya neden yaptığını bildiğine dair bir işaret vermiyor.

Dışişleri Bakanı Rex Tillerson saçma bir şekilde hiçbir şeyin değişmediğini savunmaya çalıştı. Yanılıyor. Elli dokuz seyir füzesi bir politika değişimidir. Peki bu yönetimin stratejik vizyonu nedir? Bundan elde edilmek istenen sonuç nedir? Oraya nasıl gelinecek? Ve ondan sonra ne olacak? Okumaya devam et “Trump’ın Suriye saldırısına kimse sevinmemeli – Eugene Robinson”

Devletsiz bir demokrasi kurmak – Dilar Dirik (Roar Magazine)

Rojava_FI-1920x700

Özgür Politika

roarmag.org

“Birkaç yıl önce komünlere katılmak isteyip istemediğimizi sormak için insanlar evimize ilk geldiğinde onları taşla kovalamıştım,” diye gülüyor Büşra. Rojava’nın Tirbespiye’sinden, iki çocuk sahibi genç bir kadın olan Büşra, son derece muhafazakâr bir dini mezhebe mensup. Daha önce evden yalnız ayrılmasına hiç izin verilmezmiş ve gözleri dışında her yeri kapalı gezermiş.

“Artık kendi toplumumu aktif olarak şekillendiriyorum,” diyor gururla ve ışıl ışıl gülümseyerek. “İnsanlar sosyal meselelerin çözümünde yardım istemek için bana geliyorlar. Ama o zamanlar bana sorsaydınız, ‘konsey’ ne demek veya insanlar meclislerde ne yapar onu bile söyleyemezdim.”

Bugün dünyanın dört bir yanında insanlar varoluşlarına yeniden anlam kazandırmak, insan yaratıcılığının kendisini özgürlük olarak ifade etme arzusunu yansıtmak için alternatif özerk örgütlenme formlarına başvuruyorlar. Bu kolektifler, komünler, kooperatifler ve taban örgütlenmesi hareketleri; kapitalizmin, patriarkanın ve devletin saldırılarına karşı halkın özsavunma mekanizmaları olarak karakterize edilebilirler. Okumaya devam et “Devletsiz bir demokrasi kurmak – Dilar Dirik (Roar Magazine)”

France 2 belgeseli: IŞİD’e karşı Rakka muharebesinde ön cephede

screen-shot-2017-02-20-at-03-59-47

France 2 dergisinden “13h15 le samedi” ekibi, Suriye’deki kalelerinde cihatçılara karşı savaşan Arap-Kürt güçlerinin yanında muharebeyi filme aldı.

Suriye’nin Rakka şehri, IŞİD’e karşı savaşan uluslararası koalisyonun Irak’taki Musul şehri ile birlikte ana hedefi. Kürt ve Arap savaşçıların bir ittifakı olan Suriye Demokratik Güçleri, 6 Kasım 2016’da bir saldırı başlattı. France 2 dergisinden “13h15 samedi” ekibi, Kürt savaşçıların yanında ön cephede çatışmayı filme alabildi.

Belgeseli buradan izleyebilirsiniz. Okumaya devam et “France 2 belgeseli: IŞİD’e karşı Rakka muharebesinde ön cephede”

Rojava’da IŞİD’e karşı savaşan anarşistler – Seth Harp (Rolling Stone)

the-anarchists-vs-the-islamic-state-2-9a2d3cb5-6010-4aba-aedd-5438c1ad3df3

Rolling Stone

Yeni Özgür Politika

İlk muharebesine katılacağı sabah, Brace Belden soğuğa uygun giyinmemişti ve seyahat ishalinden halsiz düşmüştü. Dahil olduğu Kürt milis birliği Suriye’de Rakka’nın 30 mil uzağındaki IŞİD cephe hattında kamp kurmuştu. Savaşçılar, tütün haricindeki tek konforları olan çayın kaynadığı kamp ateşinin etrafında dikiliyorlardı. “Hayatımda hiç o kadar pis olmamıştım,” diyor Belden. Yola çıkma vakitleri geldiğinde Kalaşnikofuna şarjörünü taktı ve zırhı hurda metal ve betondan, tank ve kamyon parçaları bir araya getirilerek yapılmış eğreti muharebe aracına tırmandı. Belden, paslı kabinin içinde bir selfie çekti ve “Bu ucube taksi kokuyor be” yazısıyla paylaştı.

Milislerin geri kalanı minivanlara, çöp arabalarına ve buldozerlere doluşup IŞİD’in güneyde üç yıldan uzun süredir elinde tuttuğu bölgeye doğru yola çıktılar. Belden, kalkan tozun görüşü engellediği kuru arazide, çölden Kürt birliğine doğru hızla gelen patlayıcı yüklü bir aracı fark ettiğinde makineli tüfeğin başındaydı. O daha ateş etme fırsatı bulmadan bir Amerikan savaş uçağı gökyüzünde belirdi ve aracın olduğu yerde, millerce genişlikte alanı sarsan bir patlama oldu. Okumaya devam et “Rojava’da IŞİD’e karşı savaşan anarşistler – Seth Harp (Rolling Stone)”

IŞİD’den kurtulan genç kadın anlatıyor: “Tek ayağımı keserseniz ötekiyle gene kaçarım dedim”

30230

dailymail.co.uk

Ian Birrell

Sanık sandalyesinde baş eğmez bir tavırla ayakta dikiliyordu. Onu kaçıran İslam Devleti üyelerinin yumruk ve tekmelere ek olarak kablolar ve silahlar kullandığı bir başka acımasız dayağın ardından ağzı burnu kan içinde kalmış, vücudu morluklarla dolmuştu.

Lamiya Hacı Başar bir kez daha işkencecilerinden kaçmaya çalışmış ve Ezidi genç kadın, bir kez daha yakalanmıştı.

Musul şeriat mahkemesinde bir kadı ona bakıyordu. Lamiya’nın sürekli kaçmaya çalıştığı söylendikten sonra – bu kez terör grubunun kaçırdığı birçok başka kızla birlikte kaçmaya çalışırken yakalanmıştı – kadı kararını açıkladı. Okumaya devam et “IŞİD’den kurtulan genç kadın anlatıyor: “Tek ayağımı keserseniz ötekiyle gene kaçarım dedim””

Alt-Truth paralel evreninde bugün: YPG/J’nin işlemediği savaş suçları üzerine

kurdish-ypg-fighters-capture-tak-abyad

Suriye savaşında “YPG/J’nin çocukları askere aldığı,” o da olmadı “çocuk değilse bile zorla askere aldığı,” IŞİD’den aldığı Arap köylerinde “etnik temizlik yaptığı”, o tutmazsa “köyleri boşalttığı, yakıp yıktığı” gibi iddialar HRW gibi politik güdümü tartışmalı uluslararası hak örgütleri tarafından birçok kez ortaya atıldı ve YPG/J bu iddialara şeffaf ve yerinde soruşturma önererek/sözü vererek kesin şekilde karşı çıktı, karşı kanıtlar sundu. Tam bu dalganın sonu gelmiş gibi görünürken bu kez Pulitzer ödüllü bir gazeteci, Roy Gutman, bu iddialara bir de PKK’nin “maşa” olduğu gibi, bırakalım analizi, gazeteciliğin yorum sınırlarını dahi esneten başka iddiaları ekleyerek bir yazı kaleme aldı. Bir kısım nahif (ergen?) anarşistin ve solcunun Rojava’da “para kullanılmasını,” “polis gücü oluşturulmasını” vs. eleştirmesini hatırlatan bir gerçeklerle bağını koparmışlık hali içinde, YPG/J’nin “yapmış olabileceği” ve verili kriterlere göre kendisinin dahi savaş suçu olarak niteleyemediği “kabahatlerini” sıralıyor. Yazının içeriğinde ciddiye alınabilecek bir taraf yok. Ancak başlık tam da sosyal medya çağında yanlı bir fikri yaygınlaştırmanın formülüne uymuş: “YPG/J savaş suçu işledi mi acaba????” Yazı içeriği işlediğini söyleyemiyor ama olsun, nasıl olsa Kürt halkının siyasal kazanımlarına ve haklarına önyargılı veya daha kötüsü düşman olan kesimler bulduğu ucuz propagandayı sırf başlığı okuyarak yaygınlaştıracak. Bu ölçüde derme çatma ve şaibeli bir yazı, tersine epeyce karşı tepki üretti. Aşağıda bunlardan sadece birinin çevirisi var. Gary Brecher’in Facebook gönderisi.

Okumaya devam et “Alt-Truth paralel evreninde bugün: YPG/J’nin işlemediği savaş suçları üzerine”

Trump’ın güvenli bölgeleri: sorular ve sızan ilk bilgiler

syria_safezones

Çevirenin notu: Trump başkanlık kampanyası sırasında Suriye’de (ve Yemen’de) güvenli bölgeler oluşturulması konusunu pek çok kez dile getirdi ancak buna dair somut bir plan açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan ilk somut bilgi Trump’ın Suudi Kralı ile yaptığı görüşmede güvenli bölgeleri gündeme getirmiş olması. İsrail istihbaratına (MOSSAD) yakınlığı ile bilinen debkafile sitesi ise Suriye özelinde çok daha geniş kapsamlı ve sahada işleri derinlemesine değiştireceğini iddia ettiği bir anlaşmadan söz ediyor. Aşağıdaki ilk çeviri, en azından somut olarak bir “güvenli bölge”nin ne gerektiğini anlamayı sağlıyor, ikincisi ise söz konusu debkafile haberi.

blogs.cfr.org, Micah Zenko, 30 Ocak 2017

Dün Beyaz Saray Başkan Donald Trump ile Suudi Arabistan Kralı Salman Abdülaziz el Suud arasındaki bir telefon görüşmesinin kaydını yayınladı. Açıklamada dikkat çekici bilgiler vardı: “Kral, süregiden çatışmalarda yerinden olmuş birçok mülteciye yardım edilmesine yönelik diğer fikirleri desteklemenin yanı sıra, Başkan’ın Suriye ve Yemen’deki güvenli bölgeleri desteklemesi talebini de kabul etti.” Okumaya devam et “Trump’ın güvenli bölgeleri: sorular ve sızan ilk bilgiler”