Avcı-toplayıcılığı romantize etmek – William Buckner

Bushmen woman carrying child at her back

Avcı-toplayıcı toplumlar üzerine popüler medyada çıkan yakın tarihli makalelerden birçoğu, bu toplumları doğru yansıtmıyor. New Yorker ve Guardian gibi yayınlardan veya Douglas Fry ve James Suzman gibi antropologlardan bu makaleleri okurken aldığınız izlenim (eşitlikçi, kendine yeten toplumlar), etnografik kayıtlara daldığımızda ortaya çıkan gerçeklerle uyuşmuyor.

Ey insan! Nereli ve hangi görüşten olursan ol, dinle: Yalan söyleyen hemcinslerinin kitaplarından değil, asla yalan söylemeyen doğadan okuduğum kadarıyla hikayen işte budur.

Jean-Jacques Rousseau, A Discourse on Inequality (Eşitsizliğin Kökeni) Continue reading “Avcı-toplayıcılığı romantize etmek – William Buckner”

Reklamlar

Hayali Ortaklıklar: Osmanlı Bir Arada Varoluş “Geleneği”nin İcadı – Naumovič ve Hayden

Screen Shot 2018-02-20 at 16.56.41

Ulus devletlerin yükselişi öncesinde Balkanların ortak mirasının barışçıl bir arada varoluş olduğu fikri, yapılan güçlü eleştirilere rağmen literatürün büyük kısmına hâkim olagelmiş, bölgeye atfedilen içsel şiddete dair Oryantalist varsayımların ters yüz edilmiş bir hali.

American Anthropologist, Cilt 115, Sayı 2, Haziran 2013. Sergi inceleme yazısı

Cross-Media Project: A Balkan Tale [Çapraz-Medya Projesi: Bir Balkan Masalı]. Christina Koulouri, ekip lideri. Goethe Institute, 2012. Fotoğraf sergisi ve kataloğu ile belgesel film The Silent Balkans: A Hundred Years since the Balkan Wars [Sessiz Balkanlar: Balkan Savaşlarının Yüz Yıl Ardından] (Andreas Apostolidis, dir.). Continue reading “Hayali Ortaklıklar: Osmanlı Bir Arada Varoluş “Geleneği”nin İcadı – Naumovič ve Hayden”

Roma’nın çöküşünün ardındaki iklim değişikliği ve hastalıklar – Kyle Harper

Roma İmparatorluğu’nun çöküşünde doğal ortamdaki değişimlerin oynadığı kritik rolü ortaya koyan yeni kanıtlar açığa çıkmaya başladı. Görünen o ki, toplumsal ilerlemenin paradoksları ile doğanın özünde var olan öngörülemezlik bu çöküşü birlikte getirmiş.

romefall

“Roma’nın yükseliş ve çöküş döngüsünde, bugün bizim medeniyetimiz nerede” sorusu ile her tarihçi bir gün karşılaşır. Tarihçiler geçmişin bu şekilde ele alınmasından sıkıntı duyabilir ama tarih tekerrür etmemesine ve ahlak dersleri ile dolu olmamasına rağmen, insan olmanın ne anlama geldiğine ve toplumlarımızın ne kadar kırılgan olduğuna ilişkin algımızı yine de derinleştirebilir. Continue reading “Roma’nın çöküşünün ardındaki iklim değişikliği ve hastalıklar – Kyle Harper”

Sultan ve Sultan: Türkiye’de tarihsel revizyonizm ve büyüyen 2. Abdülhamid & Erdoğan kültü – William Armstrong

Sultan Abdul Hamid II, Ottoman Sultan of Turkey as Sick Man of Europe. Cover of French Satirical Magazine, 'Le Rire', May 1897

Düşüşteki koca bir imparatorlukla yüz yüze halde, basın özgürlüğünü engelleyen, İslam’ı teşvik eden ve Batı’yla bağları kesen demir bir yumrukla hüküm süren Osmanlı Sultanı 2. Abdülhamid ile Türkiye’nin şu anki Cumhurbaşkanı arasındaki benzerlikler gözlerden kaçmıyor.

Türkiye’nin Batı’yla ilişkileri ağır çekim bir çarpışmaya doğru gidiyor. Yıllardır süren gerilimlerin ardından, ülkenin batılı müttefikleri ile arasındaki yarılma, şu anki Cumhurbaşkanı’nın hükümetine karşı Temmuz 2016’da gerçekleştirilen darbe girişiminden bu yana genişledi. Birçok Türk, darbe girişiminin ardında batılı istihbarat örgütleri olduğuna inanıyor. ABD ve AB ile giderek tatsızlaşan ilişkiler, darbe konusunda Erdoğan tarafından açıkça suçlanan Fethullah Gülen’in ABD topraklarındaki varlığının devam etmesi ile artan derin bir karşılıklı güvensizliği açığa vuruyor. Erdoğan, Türkiye’nin çığır açan bir dönüşümün ortasında bulunduğu ve bugünün kaotik uluslararası düzeninden güçlü, kararlı bir ‘Yeni Türkiye’nin yükselmekte olduğu konusunda kesin bir inanç içinde. Continue reading “Sultan ve Sultan: Türkiye’de tarihsel revizyonizm ve büyüyen 2. Abdülhamid & Erdoğan kültü – William Armstrong”

Nazizm sömürgeciliğin Avrupa’ya uygulanışıydı: Mazower’in “Hitler’s Empire” (Hitler’in İmparatorluğu) kitabı – Branko Milanovic

imagesIrksal hiyerarşiler oluşturmak, soyarıtımına inanmak, “aşağı ırkların” ölümüne kayıtsız olmak, zorla çalıştırmaya dayalı bir sistem kurmak, üretim kotalarını doldurmayan insanları kurşuna dizmek veya uzuvlarını kesmek çok da yeni şeyler değildi. Nazizm, klasik Avrupa sömürgeciliğinin Avrupa’ya uygulanışıydı.

Mark Mazower’in “Hitler’s Empire: How the Nazis ruled Europe” (Hitler’in İmparatorluğu: Naziler Avrupa’ya nasıl hükmetti) kitabı, konusuna hâkim bir çalışma.

Tatilde okudum ve tatilinizi berbat etmek istemiyorsanız sahile yanınızda götürmenizi önermem. Ama böyle bir şey yaparsanız, kitabı bir daha elinizden bırakamazsınız ve sanırım bu sadece tatille de sınırlı kalmaz. Continue reading “Nazizm sömürgeciliğin Avrupa’ya uygulanışıydı: Mazower’in “Hitler’s Empire” (Hitler’in İmparatorluğu) kitabı – Branko Milanovic”

Günümüz Türkiye’sinde binlerce yıl önce bir “kafatası kültü” yaşamış olabilir

144011_web.jpg
Göbekli Tepe kazı alanında çıkarılan bir sütun

MARIA GALLUCCI – (mashable.com)

Alman antropologlardan oluşan bir ekibin yeni bir çalışmada bildirdiğine göre, Göbekli Tepe arkeolojik alanında bulunan derin şekilde oyulmuş üç kafatası, insanların, muhtemelen ölüleri onurlandırma veya ölen düşmanların güçlerini kendilerine geçirme amaçlı bir ritüelin parçası olarak kemiklerin şeklini değiştirdiğini gösteriyor.

Kafatası tarikatları, MÖ 10.000 civarında başlayan Neolitik dönem sırasında yaygındı. Dünya çapındaki başka kazılarda, boya veya alçı ile kaplı veya anlaşılması güç işaretler taşıyan kafatasları bulundu. Bazı modern Pasifik Adası kültürlerinde, kafatasları halen yaşayanlarla ölüler arasında bir bağlantıyı temsil ediyorlar. Continue reading “Günümüz Türkiye’sinde binlerce yıl önce bir “kafatası kültü” yaşamış olabilir”

Vatikan arşivlerinde Pontos Rum Soykırımı – Dr. Theodosios Kyriakidis

pontosmap

Giriş

2011 yazında, Gizli Arşivler Direktörü Kardinal Sergio Pagano, Vatikan’ın o sırada hazırlamakta olduğu ve Katolik Kilisesi’nin Gizli Arşivlerinin kamuoyuna sunulacağı Lux in Arcana başlıklı büyük bir sergiyi duyururken, Vatikan Arşivlerinde biriken belgelerden derlenen, Ermeni Soykırımı hakkında bir kitabın basılacağını da duyurdu. Continue reading “Vatikan arşivlerinde Pontos Rum Soykırımı – Dr. Theodosios Kyriakidis”

Çeviri Derlemesi: Geç Osmanlı Dönemi

Declaration_of_the_1908_Revolution_in_Ottoman_Empire

Çeviri Derlemesi: Geç Osmanlı Dönemi

Çeviren: Serap Güneş

İçindekiler

  • Güçler ayrılığı ve Avrupa ile İslami Ortadoğu arasındaki kurumsal ayrışmanın Ortaçağ’daki kökenleri – Eric Chaney[1]
  • Aykırı Adam veya Birinci Dünya Savaşı Sonunda Osmanlı İmparatorluğu’nda Neden Rejim Değişikliği Olmadı? – Erik-Jan Zürcher
  • Machiavelli’den Sultanlara: Osmanlı İmparatorluğu bağlamında iktidar ağları – Demetrios Stamatopoulos
  • İsa’nın Yoksul Adamları ve Onların Liderleri: Osmanlı İmparatorluğu’nun Hıristiyan Ortodoks Ruhban Sınıfı Arasında Varsıllık ve Yoksulluk (18. yy.) – Dimitris Stamatopoulos

Kaydet

‘Ermeni soykırımının Sherlock Holmes’u’ kayıp kanıtları ortaya çıkarıyor – Tim Arango

22Genocide01-sub-superJumbo

Diyarbakır, Çüngüş’teki düdene akan küçük bir pınar. Civar köyün Ermeni sakinleri, Osmanlı jandarması ve Kürt milisler tarafından toplanıp getirildikten sonra buradan aşağı atılmış.

Kaynak: nytimes.com

Çeviri: Serap Şen

Türkiye, yüzyıldan uzun süredir, tarihçilerin 1. Dünya Savaşı’nın kıtalara yayılmış durumda olduğu 1915’te başlamış bir soykırım olarak kabul ettiği Ermeni katliamlarının örgütlenmesindeki rolünü inkâr ediyor. Türk inkarcılığı, soykırım planlayıcılarını mahkûm eden savaş sonrası mahkemelerin orijinal belgelerinin hiçbir yerde bulunamadığı argümanına dayanıyor.

Devletin katliamlardaki suçunu ortaya çıkarmak için dünyanın dört bir yanından belgeleri bir araya getirerek onlarca yıl soykırım üzerine çalışmış Clark Üniversitesi’nden bir Türk tarihçi olan Taner Akçam, bu mahkemelerden orijinal bir telgrafı Kudüs’teki Ermeni Patrikhanesinin arşivinde açığa çıkardığını söylüyor. Continue reading “‘Ermeni soykırımının Sherlock Holmes’u’ kayıp kanıtları ortaya çıkarıyor – Tim Arango”