Feminizm ve toplumsal yeniden üretim: Silvia Federici ile röportaj

fottofede

salvage.zone

George Souvlis & Ankica Čakardić

George Souvlis ve Ankica Čakardić: Siyasal ve kişisel olarak sizi biçimlendiren deneyimler nelerdi?

Silvia Federici: Hayatımdaki en biçimlendirici ilk deneyim 2. Dünya Savaşıydı. Savaş sonrası dönemde büyüdüm, İtalya’da faşizm yıllarının üstüne eklendiği savaşın hatırası halen çok tazeydi. Derin şekilde bölünmüş ve kanlı bir dünyaya doğduğumun, devletin bizi korumak bir yana düşman olabileceğinin, Joan Baez’in şarkısında “there but for fortune go you and I” (“şansına orada, sana da vurabilir bana da”*) dediği gibi, yaşamın son derece güvencesiz olduğunun erken yaşlarda farkına vardım. Savaş sonrası ve faşizm sonrası İtalya’da büyürken politikleşmemek zordu. Küçük bir kızken bile ebeveynlerimin bize anlattığı hikayeleri ve babamın faşist rejime karşı tiratlarını dinleyerek antifaşist olmamak mümkün değildi. Ayrıca komünist bir kasabada yaşıyordum. 1 Mayıs’ta işçiler ceketlerine kızıl karanfiller takıyordu ve Bella Ciao (Çav Bella) sesine uyanıyorduk. Komünistler ve faşistler arasındaki mücadele faşistlerin düzenli aralıklarla partizan anıtını havaya uçurmaya çalışması, komünistlerin de herkesin artık yasaklı olan faşist partinin devamı olduğunu bildiği MSI (Movimento Sociale Italiano) merkezine yönelik misillemeler yapmasıyla sürüyordu. 18’imde kendimi bir radikal olarak görüyordum, o zamanlar prototip mücadele halen fabrika işçilerininki veya antifaşist mücadele idi. Continue reading “Feminizm ve toplumsal yeniden üretim: Silvia Federici ile röportaj”

Reklamlar

Tamamlanmamış Feminist Devrim – Silvia Federici

silfed_Slider1

İhtiyacımız olan şey, yeniden üretim alanında, sermaye ve piyasa mantığının dışında yeni işbirliği biçimleri yaratmayı hedefleyen kolektif bir mücadelenin yeniden başlatılması. Bu bir ütopya değil; dünyanın birçok yerinde halihazırda başlamış ve geçim kaynaklarımıza yönelik süregiden kurumsal saldırı dikkate alındığında genişleyeceği de kesin olan bir süreç. Toprak işgalleri, kent bostanları, topluluk destekli tarım üzerinden, çeşitli takas ve yardımlaşma biçimlerinin, alternatif sağlık hizmeti biçimlerinin yaratılması üzerinden (bunlar, yeniden üretimin reorganizasyonunun daha gelişmiş olduğu alanların bazıları), yeniden üretken işi boğucu ve ayrımcılık yaratan bir faaliyet olmaktan çıkarıp insan ilişkilerin en özgürleştirici ve yaratıcı deneyimlenme zeminine dönüştürebilecek yeni bir ekonomi ortaya çıkmaya başlıyor.

The Commoner, Sayı 15, Kış 2012

Bu sayının Türkçeye çevrilen tüm makalelerine buradan erişebilirsiniz.

***

Gezegende sol yılların ana siyasi gelişmelerinden biri, kadınların, ev işine kısıtlanmaya karşı, hem bu işin hem de kadınların sermaye ve devletle ilişkisinin yeniden tanımlanması ile sonuçlanan isyanı oldu. 70’lerin Kadın Özgürlük Hareketi, bu isyanın siyasi ifadesiydi. ‘Ev işi’ne ve onunla birlikte gelen sonuçlara karşı bir hareketti: erkeklere ekonomik ve sosyal bağımlılık, toplumsal ayrımcılık ve yeniden üretim faaliyetlerinin kadınlığa atfedilen işler olarak doğallaştırılması. Kadınlar, devletin bedenlerini kontrol etmeyi bırakmasını, kürtajın suç olmaktan çıkarılmasını, kadınların evlilik içi şiddet görmesinin ve tecavüze uğramasının artık normal görülmemesini, okul müfredatlarının kadınların tarihteki varlığını tanıyacak şekilde gözden geçirilmesini talep ederek sokaklara çıktılar. İsyanları, ‘ev işi yapmayı reddetmek’, 2. Dünya Savaşı sonrası Avrupa’da hızla artmış olan doğum oranlarının düşmesi (Dalla Costa 1977) ve boşanma ve reisin kadınlar olduğu aile sayısındaki artış gibi, yalnızca hareketteki kadınların fark edebileceği daha az görünür biçimler de aldı. Continue reading “Tamamlanmamış Feminist Devrim – Silvia Federici”

Toplumsal yeniden üretim krizinde iktidarı inşa etmek – Radikal Kolektif Bakım Projesi

İçinde bulunduğumuz krizde, toplumsal yeniden üretim, kolektif bir toplumsal iktidar formu inşası açısından kritik önemde bir alan haline gelebilir.

Radical Collective Care Project

ROAR Magazine

Manuela Zechner, Bue Rübner Hansen

SYRIZA, seçim yoluyla iktidara geldi, kendisini iktidara getirebilecek ya da iktidardan düşürebilecek bir hareket temelinde değil. Şimdi birçok Yunan için yeniden iktidarla mücadele zamanı. Ama iktidarı ele geçirme veya iktidar mücadelesi vermenin ötesinde, bir “iktidarı inşa etme” meselesi var.

Mücadele ve değişim için dayanıklı ilişkileri ve altyapıları nasıl inşa ederiz? Süregiden Avrupa borç krizinin ortasında, toplumsal ağlarda, gündelik yaşamın içinde, örgütlenmelerde, kurumsallıklarda, iktidarın inşasını nasıl ele alabiliriz? İş toplumsal yeniden üretim meselesinden başlıyor; güçleri nasıl toparlarız ve direnişi yapıcı ve sürdürülebilir şekilde nasıl yükseltebiliriz? Continue reading “Toplumsal yeniden üretim krizinde iktidarı inşa etmek – Radikal Kolektif Bakım Projesi”

Toplumsal Yeniden Üretim: Ücret ve Müşterekler Arasında – Silvia Federici ile röportaj

11252463604_a359ee17f8_z

Kadınlar kendi alanlarını oluşturmalı ve bundan taviz vermemeli. Karma örgütlerde faaliyet yürütseler bile kadınların kendi otonom siyasi alanlarına sahip olmaları çok önemli. Durumumuzu analiz edip, değişim üretecek stratejiler ve mücadeleler geliştirmemizin tek yolu bu. Aksi halde, tüm sömürü alanları incelenmeden olduğu gibi kalıyor ve yeniden görünmez hale getiriliyor.

Silvia Federici & Marina Sitrin 

Çeviri: Eda Ağca & Serap Şen

Silvia Federici, bir yazar, aktivist ve kuşağındaki en etkili feminist teorisyenlerden biri. Pratiğe dayalı yeniden üretim emeği ve müşterekler teorisine katkıları akademik ve aktivist topluluklarında giderek artan şekilde hakkettiği tanımayı elde ediyor ve umarız ki toplumun sermaye ilişkilerinin ötesinde dönüşümünü hedefleyen gelecekteki kolektif projelerin temelini döşemeye yardımcı olacak.

ROAR’a katkı sunanlardan Marina Sitrin, toplumsal yeniden üretim, cinsiyet, iş ve müşterekler konusundaki mücadeleler arasındaki ilişkiyi, özellikle de günümüzün kriz ve kemer sıkma politikaları bağlamında konuşmak için, kısa bir süre önce Federici ile Brooklyn NY’daki evinde bir araya geldi. Continue reading “Toplumsal Yeniden Üretim: Ücret ve Müşterekler Arasında – Silvia Federici ile röportaj”

Kesişimselliğin Ötesinde Toplumsal Yeniden Üretim – Sue Ferguson ve David McNally

intersectionality

Toplumsal hareketler veya işyeri harici mücadeleler sınıf mücadeleleridir. Yani, kendileri potansiyel olarak özünde antikapitalisttirler, tıpkı bir işyeri mücadelesinin en başta daima antikapitalist olması gibi. Ve aletleri yakıp yıkmak bir kapitalist kalbi nasıl tekletebiliyorsa, insan yaşamının ayrımcı şekilde aşağılanmasına son verilmesini, geçim araçlarına tam ve komünal erişimi, kendi insan bedenlerimizin denetimini talep eden bir hareket de tekletebilir. Tek başına hiçbir hareket veya işyeri mücadelesi elbette kapitalist kalbi tamamen durdurmayacaktır. Ancak her bir teklemenin, potansiyel olarak nabzını zayıflatarak gövde üzerinde bir etkisi olur. Bu yüzden toplumsal yeniden üretim yaklaşımının politik önemi, birçok cephede ama açık bir antikapitalist yönelimle mücadele etmenin önemini gösterme kapasitesinde yatmaktadır.

31 Ekim 2015, ViewPoint Magazine

Viewpoint: Toplumsal yeniden üretim kavramının kendisinden başlayabilir miyiz? Yakın tarihte Lise Vogel’in 1983 tarihli klasik çalışması Marksizm ve Kadınların Ezilmişliği’nin yeniden basımına yazdığınız önsözde, Vogel’in Marksist feminist düşünceye ayırt edici katkısının, onun “işgücünün olanaklılığının koşulları”nı veya işgücünün biyolojik, toplumsal ve kuşaklar boyu yeniden üretilme tarzını araştırması olduğunu söylüyorsunuz. Bu önemli noktadan kalkarak, ücretli emeğin ve sınıf oluşumu süreçlerinin, üretimin dışındaki kesintisiz mevcudiyeti için gerekli olan faaliyetlerin ve ilişkilerin iç bağlantılarının izini sürebilmek mümkün hale geliyor. Size göre toplumsal yeniden üretim Marksist sınıf analizi kategorilerini nasıl dönüştürüyor? Teorik ve politik önemi nedir? Continue reading “Kesişimselliğin Ötesinde Toplumsal Yeniden Üretim – Sue Ferguson ve David McNally”

Toplumsal yeniden üretim ve kolektif bakım – Manuela Zechner ve Bue Rübner Hansen

SocialRepro_InlineÇeviren: Serap Güneş

Yazarlar: @zanubar ve @BueRubner | Radikal Kolektif Bakım Projesi

20 Ağustos 2015

Mücadeleler ve pratikler için bir ufuk

Radikal Kolektif Bakım Projesi, kolektif bakım pratikleri politikasını inceleyen küçük bir araştırma grubu. Hedefimiz, karşılıklı hukuki yardımlaşma ve barınma kooperatifleri gibi küçük özörgütlenme deneyimlerinden PAH ve Occupy Sandy gibi esaslı hareketlere kadar, farklı metodolojileri ve tek mutfaklı ev gibi geçmiş deneyimleri ve feminist ekonomiden öneriler gibi politika modellerini araştırmak. Web sitemizde, bu hareketlerin yaşadığı belirli zorlukları irdelemek ve öğrenmek üzere bu yelpazeden örneklere dair mütevazı bir vitrin derliyoruz. Bu ufuk dâhilinde ortak bir bilgi birikimi ve sıkça ortaya çıkan sorunlar kümesinin bir haritasını çıkarabilmeyi umuyoruz. Gelecekte projeyi genişletmek için kaynaklar bulabilmeyi ve daha geniş bir katılıma açabilmeyi umuyoruz. Continue reading “Toplumsal yeniden üretim ve kolektif bakım – Manuela Zechner ve Bue Rübner Hansen”

Radikal Kolektif Bakım Projesi

526577_495960713786979_1902323482_n

Kapitalizmin mevcut krizinde kendisi de krizle birlikte anılan “toplumsal yeniden üretim” alanında yapılan çalışmaların, ortaya çıkan deneyimlerin ve araştırmaların değerlendirilmesine yönelik bir proje olan Radikal Kolektif Bakım Projesinin blogundaki tanıtım yazısını bu alandaki yerel çabalara bir katkı olması için çevirdik. Blogda pek çok değerlendirme mevcut, mümkün oldukça Türkçeleştireceğiz. Türkiye’den örneklerle karşılaştırmak ve kendi deneyimlerimizle de yan yana getirmek daha da güzel bir katkı olabilir.

Hakkında

Bu blog, toplumsal hareketlerle bağlantılı olarak kolektif bakım, yeniden üretim ve karşılıklı yardım pratiklerinin incelendiği bir kolektif araştırma sürecinin parçasıdır. Bakım, barınma ve gıda üretimine alanında radikal pratiklere ilişkin örnekler topluyoruz. Çalışmamız bu çevrimiçi araç kutusunda yayınlanan araştırma sunumlarının rotasına dayanıyor. Bu proje Manuela Zechner, Julia Wieger ve Bue Rübner Hansern tarafından 2012’de VBKÖ Viyana’da başlatıldı ve kimisini burada yayınladığımız çeşitli bağlamlarda ve biçimlerde devam ediyor.

Örneğin mevcut krize yanıt olarak ortaya çıkan çağdaş hareketlerin yanı sıra tarihsel kadın veya işçi hareketlerinin açığa çıkardığı pratiklerle de ilgileniyoruz. Dolayısıyla belirli otonom yeniden üretim pratiklerinin potansiyelleri ve sınırlılıkları hakkında düşünmemize yardımcı olabilecek, aynı zamanda bunlardan doğru hareket noktaları geliştirmemizi de sağlayabilecek ‘vaka çalışmalarını’ topluyor ve tartışıyoruz. Avrupa ve ötesinde hayata geçirilen bazı inisiyatiflerin haritasını çıkarmak, bunların iç ilişkilerini ve içinde yer aldıkları ağları izlemek, mikropolitikalarını incelemek ve devletle olan ilişkilerini kavramak istiyoruz. Continue reading “Radikal Kolektif Bakım Projesi”

Cadı Hikayeleri: Silvia Federici ile röportaj

cadilar

Çeviren: Serap Güneş

Giriş

Caliban ve Cadı: Kadınlar, Beden ve İlksel Birikim (Otonom) kitabında, İtalyan feminist Silvia Federici, cadı katliamlarını kadınları evcilleştiren [eve hapseden], onlara işgücünün yeniden üretimini karşılıksız bir angarya olarak dayatan bir kapitalist sistemin temeli olarak değerlendiriyor. Federici, yeniden üretim işinin bu gelişme şeklinde, kadın hareketi için merkezi bir mücadele alanı görüyor. Continue reading “Cadı Hikayeleri: Silvia Federici ile röportaj”

David Harvey’le röportaj: Syriza ve Podemos üzerine

okupayÇeviren: Serap Güneş

Mike Watson / 19 Mart 2015

Marksist coğrafyacı David Harvey il manifesto’ya kapitalizmin içsel çelişkileri, bunların çözülmesine dair ihtimaller ve Syriza ile Podemos’un kapitalizme karşı muhalefette nerede durduğu üzerine konuştu.

79 yaşında ve yeni kitabını (Kapitalizmin 17 Çelişkisi ve Sonu, Sel Yayıncılık) henüz yayınlamış olan David Harvey, halen bir gözü Marx’ta diğer gözü toplumsal hareketlerde toplumsal değişimi okuyor.

Profesör Harvey, son kitabınızda, Marx’ın teleolojik dogmatizme karşı devrimci hümanizmi seçtiğini söylüyorsunuz. Söz konusu devrimci hümanizmin hayata geçebileceği politik alan neresi olabilir?

Bu, yaratmak zorunda olduğumuz bir şey değil – dışarda, yaşadıkları dünyaya dair sıkıntısı olan, yabancılaşmadığı bir varoluş arayışında, yaşamlarına yeniden anlam kazandırmak isteyen epeyce insan var. Sorunun, dünyayı gerçekten değiştirebilecek tek güç olan tarihsel solun bu hareketi kavrayamamasında olduğunu düşünüyorum. Şu anda bu anlam arayışı dinci hareketlerin (evangelistler gibi) etkisi altında ve politik olarak bu, tamamen farklı bir şeye dönüşmüş olabileceği anlamına geliyor. Burada yolsuzluğa karşı yükselen öfkeyi, Avrupa’da yükselişteki faşizmi ve ABD Çay Partisi’nin radikalizmini kastediyorum. Continue reading “David Harvey’le röportaj: Syriza ve Podemos üzerine”

Giriş: Bakım İşi ve Müşterekler – Camille Barbagallo ve Silvia Federici (The Commoner)

kadin-ev-isleri-dava-AA The Commoner’ın bu sayısında, hem ücretli hem de ücretsiz formda, bakım işini ve daha genel olarak, çocuk bakımı, ev işi, seks işi ve yaşlı bakımından başlayarak, insanı ve meta emek gücünü yeniden üreten faaliyetler ve hizmetler birleşimi anlamında, yeniden üretim işini tartışmaya başlıyoruz. Amacımız, küresel ekonominin geçtiğimiz otuz yılki neoliberal yeniden yapılandırılmasının, bu işin örgütlenmesini nasıl yeniden şekillendirdiğini incelemek. Özel olarak ise, bedenlerimizi ve arzularımızı nasıl dönüştürdüğünü, evlerimizi, ailelerimizi ve toplumsal ilişkilerimizi nasıl yeniden yapılandırdığını, daha da önemlisi, kadınların, yeniden üretim emeğinin yeni koşullarına yanıt olarak verdikleri mücadelelerin neler olduğunu ve bu bağlamda ortaya çıkan yeni işbirliği formlarını inceliyoruz. Continue reading “Giriş: Bakım İşi ve Müşterekler – Camille Barbagallo ve Silvia Federici (The Commoner)”