Devletsiz bir demokrasi kurmak – Dilar Dirik (Roar Magazine)

Rojava_FI-1920x700

Özgür Politika

roarmag.org

“Birkaç yıl önce komünlere katılmak isteyip istemediğimizi sormak için insanlar evimize ilk geldiğinde onları taşla kovalamıştım,” diye gülüyor Büşra. Rojava’nın Tirbespiye’sinden, iki çocuk sahibi genç bir kadın olan Büşra, son derece muhafazakâr bir dini mezhebe mensup. Daha önce evden yalnız ayrılmasına hiç izin verilmezmiş ve gözleri dışında her yeri kapalı gezermiş.

“Artık kendi toplumumu aktif olarak şekillendiriyorum,” diyor gururla ve ışıl ışıl gülümseyerek. “İnsanlar sosyal meselelerin çözümünde yardım istemek için bana geliyorlar. Ama o zamanlar bana sorsaydınız, ‘konsey’ ne demek veya insanlar meclislerde ne yapar onu bile söyleyemezdim.”

Bugün dünyanın dört bir yanında insanlar varoluşlarına yeniden anlam kazandırmak, insan yaratıcılığının kendisini özgürlük olarak ifade etme arzusunu yansıtmak için alternatif özerk örgütlenme formlarına başvuruyorlar. Bu kolektifler, komünler, kooperatifler ve taban örgütlenmesi hareketleri; kapitalizmin, patriarkanın ve devletin saldırılarına karşı halkın özsavunma mekanizmaları olarak karakterize edilebilirler. Okumaya devam et “Devletsiz bir demokrasi kurmak – Dilar Dirik (Roar Magazine)”

France 2 belgeseli: IŞİD’e karşı Rakka muharebesinde ön cephede

screen-shot-2017-02-20-at-03-59-47

France 2 dergisinden “13h15 le samedi” ekibi, Suriye’deki kalelerinde cihatçılara karşı savaşan Arap-Kürt güçlerinin yanında muharebeyi filme aldı.

Suriye’nin Rakka şehri, IŞİD’e karşı savaşan uluslararası koalisyonun Irak’taki Musul şehri ile birlikte ana hedefi. Kürt ve Arap savaşçıların bir ittifakı olan Suriye Demokratik Güçleri, 6 Kasım 2016’da bir saldırı başlattı. France 2 dergisinden “13h15 samedi” ekibi, Kürt savaşçıların yanında ön cephede çatışmayı filme alabildi.

Belgeseli buradan izleyebilirsiniz. Okumaya devam et “France 2 belgeseli: IŞİD’e karşı Rakka muharebesinde ön cephede”

Rojava’da IŞİD’e karşı savaşan anarşistler – Seth Harp (Rolling Stone)

the-anarchists-vs-the-islamic-state-2-9a2d3cb5-6010-4aba-aedd-5438c1ad3df3

Rolling Stone

Yeni Özgür Politika

İlk muharebesine katılacağı sabah, Brace Belden soğuğa uygun giyinmemişti ve seyahat ishalinden halsiz düşmüştü. Dahil olduğu Kürt milis birliği Suriye’de Rakka’nın 30 mil uzağındaki IŞİD cephe hattında kamp kurmuştu. Savaşçılar, tütün haricindeki tek konforları olan çayın kaynadığı kamp ateşinin etrafında dikiliyorlardı. “Hayatımda hiç o kadar pis olmamıştım,” diyor Belden. Yola çıkma vakitleri geldiğinde Kalaşnikofuna şarjörünü taktı ve zırhı hurda metal ve betondan, tank ve kamyon parçaları bir araya getirilerek yapılmış eğreti muharebe aracına tırmandı. Belden, paslı kabinin içinde bir selfie çekti ve “Bu ucube taksi kokuyor be” yazısıyla paylaştı.

Milislerin geri kalanı minivanlara, çöp arabalarına ve buldozerlere doluşup IŞİD’in güneyde üç yıldan uzun süredir elinde tuttuğu bölgeye doğru yola çıktılar. Belden, kalkan tozun görüşü engellediği kuru arazide, çölden Kürt birliğine doğru hızla gelen patlayıcı yüklü bir aracı fark ettiğinde makineli tüfeğin başındaydı. O daha ateş etme fırsatı bulmadan bir Amerikan savaş uçağı gökyüzünde belirdi ve aracın olduğu yerde, millerce genişlikte alanı sarsan bir patlama oldu. Okumaya devam et “Rojava’da IŞİD’e karşı savaşan anarşistler – Seth Harp (Rolling Stone)”

Alt-Truth paralel evreninde bugün: YPG/J’nin işlemediği savaş suçları üzerine

kurdish-ypg-fighters-capture-tak-abyad

Suriye savaşında “YPG/J’nin çocukları askere aldığı,” o da olmadı “çocuk değilse bile zorla askere aldığı,” IŞİD’den aldığı Arap köylerinde “etnik temizlik yaptığı”, o tutmazsa “köyleri boşalttığı, yakıp yıktığı” gibi iddialar HRW gibi politik güdümü tartışmalı uluslararası hak örgütleri tarafından birçok kez ortaya atıldı ve YPG/J bu iddialara şeffaf ve yerinde soruşturma önererek/sözü vererek kesin şekilde karşı çıktı, karşı kanıtlar sundu. Tam bu dalganın sonu gelmiş gibi görünürken bu kez Pulitzer ödüllü bir gazeteci, Roy Gutman, bu iddialara bir de PKK’nin “maşa” olduğu gibi, bırakalım analizi, gazeteciliğin yorum sınırlarını dahi esneten başka iddiaları ekleyerek bir yazı kaleme aldı. Bir kısım nahif (ergen?) anarşistin ve solcunun Rojava’da “para kullanılmasını,” “polis gücü oluşturulmasını” vs. eleştirmesini hatırlatan bir gerçeklerle bağını koparmışlık hali içinde, YPG/J’nin “yapmış olabileceği” ve verili kriterlere göre kendisinin dahi savaş suçu olarak niteleyemediği “kabahatlerini” sıralıyor. Yazının içeriğinde ciddiye alınabilecek bir taraf yok. Ancak başlık tam da sosyal medya çağında yanlı bir fikri yaygınlaştırmanın formülüne uymuş: “YPG/J savaş suçu işledi mi acaba????” Yazı içeriği işlediğini söyleyemiyor ama olsun, nasıl olsa Kürt halkının siyasal kazanımlarına ve haklarına önyargılı veya daha kötüsü düşman olan kesimler bulduğu ucuz propagandayı sırf başlığı okuyarak yaygınlaştıracak. Bu ölçüde derme çatma ve şaibeli bir yazı, tersine epeyce karşı tepki üretti. Aşağıda bunlardan sadece birinin çevirisi var. Gary Brecher’in Facebook gönderisi.

Okumaya devam et “Alt-Truth paralel evreninde bugün: YPG/J’nin işlemediği savaş suçları üzerine”

ABD’de Rojava tarzı antifaşist mahalle meclisleri oluşturulması çağrısı

web1_161205-sea-news-neighborhoodactioncouncils_2-1200x800
Seattle sakinleri 4 Aralık günü Trump’ın seçilmesi ardından toplantıda

Trump’ın başkan seçilmesi ardından Amerikan solu yükselen faşizme karşı neler yapabileceğini tartışırken, ABD’de anarşistler tarafından Rojava’dan da esinlenilerek örgütlenmeye başlanan mahalle meclisleri konusunda 19 Aralık 2016 tarihli İngilizce bir reddit gönderisinin çevirisi.

Seattle ve Portland’daki en az iki koalisyon, İmparatorluğa karşı güçlü bir direniş altyapısı inşa etmek üzere merkeze uzak banliyölerle birlikte mahallelerde doğrudan demokratik meclisler ve şehir genelinde sözcü konseyler örgütlemeye başladılar.

PDX: https://portlandassembly.com/ SEA: https://www.neighborhoodaction.info/

Her ikisi de açık bir şekilde komünalist ve anarşist görüşlere dayanıyorlar ve diğerlerinin yanı sıra Rojava devriminden ilham alıyorlar. Elbette hiçbiri mükemmel değil. Portland şimdiye kadar radikal altkültür balonuna sıkışık kaldı ve toplumun daha geneline yayılmak için yardıma ihtiyacı var ama politikaları somut. Seattle ise çok daha geniş desteğe sahip ama yapı ve teorik zemin konusunda zayıf ve biraz da liberal/ilerici sorunu var (ittifak politikasından uzaklaşması gerekiyor), ancak şans verirseniz daha radikal eğilimlere açık insanlar.

İki hareket de örgütlenme dostu anarşistlerin ve her çizgiden antiotoriter solcuların mahalle meclislerine katılmasına ve ortamı daha radikal (ve aslında daha etkili) yönde dönüştürmesine ihtiyaç duruyorlar. Henüz örgütlenmedikleri bir şehirdeyseniz iki web sitesinde de iletişim bilgileri ve benimseyebileceğiniz örgütlenme kaynakları mevcut.

Başka şehirlerde de buna benzer örgütlenmeler duyan oldu mu?

http://www.seattleweekly.com/news/seattleites-form-neighborhood-groups-to-resist-trump/

YPG Enternasyonal gönüllüsü Amerikalı anarşist Türk saldırısında hayatını kaybetti

michael_israel

insurrectionnewsworldwide.com

‘İslam Devleti’ faşistlerine karşı savaşan anarşist Michael Israel, Rojava’da Türk devletinin hava saldırısında hayatını kaybetti

Halk Savunma Birlikleri (YPG) gönülleri Amerikalı Michale Israel (27) ve Alman Anton Neshek (Zana Ciwan), ikili ile birlikte Rakka’nın kuzeyinde İslam Devleti grubuna karşı savaşan bir başka enternasyonalist gönüllünün aktardığına göre, 29 Kasım günü Türk savaş uçaklarının saldırısında hayatını kaybetti.

Türk savaş uçakları tarafından hedeflenen grupta yer alan enternasyonalist gönüllünün Facebook sayfasında şunlar yazıyor:

Gece Türk jetleri tarafından vurulduğumuzda küçük bir köyü alıyorduk. Saldırıda birçok kişi ile birlikte arkadaşlarımdan ikisi, Anton ve Michael da hayatını kaybetti. Altı ayımı doldurmak için burada kalıyorum. Kahrolsun Erdoğan, kahrolsun Türkiye.

YPG, ölenlerin ailelerini bilgilendirdi. Okumaya devam et “YPG Enternasyonal gönüllüsü Amerikalı anarşist Türk saldırısında hayatını kaybetti”

YPG komutanı Cihan Kendal ile röportaj

rop.jpg

weareplanc.org

Bu röportaj Ağustos 2016’da şu anda Rojava’da olan bir uluslararası YPG gönüllüsü ile yapıldı.

Çeviri: Serap Şen

Giderek artan sayıda uluslararası gönüllü, IŞİD’e karşı mücadelelerinde Suriye Kürt Halk Savunma Birlikleri’ne (YPG) katılıyor. Gönüllülerin geldiği sayısız ülkedeki yasal durumları net olmasa da, yüzlercesi Kürt mücadelesine katıldılar. Şu anda, Rojava devrimi daha kurumsal hale geliyor (Temmuz’da dördüncü yıldönümünü kutladı) ve enternasyonal dayanışma giderek artıyor, uluslararası gönüllülerin katılım süreci düzenlendi ve artık ‘YPG Enternasyonal’ denilecek bir yapıda merkezileştirildi. Yeni kurulmuş enternasyonal eğitim merkezinde, elinde çay ve sigarayla süngerden sade bir minderde oturan komutan Cihan Kendal, Avrupa ve Amerika’dan yeni gelen katılımcılar yan sınıfta ders yaparken bana bu yapının misyonunu anlattı.

“Bu, YPG’nin hem kadınlara hem de erkeklere açık resmi bir projesi. Uluslararası gönüllülerle olan çalışmamıza; demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü ve elbette antikapitalist ideolojik görüşlerimiz temelinde, yeni, daha bilinçli, siyasi bir yön verme çabası.”

Bu çerçevenin, Muhafazakar bir meclis adayı olarak çalışma yürütmüş olan Birleşik Krallık’ın en tanınmış gönüllüsü açısından ne anlama geldiğini merak ettim.

YPG-E’yi (YPG Enternasyonal) oluştururken son 18 ayı gözden geçirdik. Gelen bazı insanların farklı sebeplerle doğru kişiler olmadıklarını gördük. Bazıları faşistti, bazıları sadece öldürmek için geliyordu ve bazıları da YPG’deki profillerini şahsi çıkarları için kullanarak ün kazanmak için. Bunları istemiyoruz, mücadelemizde bu insanlara ihtiyacımız yok. Okumaya devam et “YPG komutanı Cihan Kendal ile röportaj”

Robert Fisk Nusaybin’den yazdı: Erdoğan PKK ile savaşı neden tekrar başlattı?

Geçtiğimiz Temmuz’daki başarısız darbe girişimin arkasında yatan patlamanın kendisi, son derece yüksek askeri kayıplarıyla bu faydasız savaş değil miydi? Sürgündeki Gülen’i ve takipçilerini boşverin. Bunun aslında hükümete karşı ordu tarafından tezgahlanmış bir saldırı – dilerseniz mini-devrim deyin – olduğunu herkes biliyor. Ve darbeye giden aylarda, ordu tamamen gereksiz bir savaşta, “barış süreci” bozularak tamamen siyasi gerekçelerle çıkarılan bir savaşta kayıplar veriyordu. Bu savaşla Türkiye için ne amaçlanıyordu? Veya Suriye içine sürülebilecek ve sonrasında da zaten sürülmüş olan ordu için?

20-kurdish-fighter-get.jpg

independent.co.uk

Çeviri: Serap Şen

Çatışma alanını dümdüz ediyorlar. Tel örgülerin ardında, kilometreler boyunca, Türk vinçleri ile kamyonlarının Nusaybin’den arta kalanları yıkıp döktüğünü görebilirsiniz: apartman blokları, dükkanlar, sokaklarda ezilmiş beton yığınları. Türk askerleri ve polisi, yaya ve zırhlı araçlar içinde, “yasak bölgede,” geçtiğimiz bahar 72 gün boyunca PKK tarafından zapt edilmiş olan, Türkiye’nin bu tarihi güneydoğu kentinin enkaza dönmüş arazileri üzerinde devriye geziyorlar.

Türk devletinin en azılı düşmanı, Kürdistan İşçi Partisi ve sınırın Suriye tarafında, Kamışlı’da onlar için faaliyet yürüten Kürt “Halk Savunma Birlikleri,” asla geri dönemeyecekler. Geri dönülecek bir yer olmayacak. Tel örgüden vinçlerde çalışan adamların, moloz taşıyan kamyonların fotoğrafını çekebilirsiniz. Okumaya devam et “Robert Fisk Nusaybin’den yazdı: Erdoğan PKK ile savaşı neden tekrar başlattı?”

IŞİD savaşçısının Batı için ürkütücü bir mesajı var – Patrick Cockburn

ekran-resmi-2016-09-10-14-51-14

independent.co.uk

IŞİD savaşçısı, grubun Irak ve Suriye’de bir yenilgiden sonra bile yayılmaya dönük planını açıklıyor ve Türkiye ile arasında bir danışıklı dövüş olduğunu iddia ediyor

Şam’dan dört parçalık dizinin son bölümünde Patrick Cockburn, hareketin Kuzey Afrika’da yeniden yükseleceğini, Türkiye’nin kendi sınırlarından IŞİD’e silah nakliyatına göz yumduğunu ve Cerablus’ta hala IŞİD savaşçıları bulunduğunu iddia eden bir IŞİD militanı ile görüştü.

Patrick Cockburn, Şam

The Independent’e konuşan bir IŞİD militanı, Suriye ve Irak’ta süren savaşta yenilse bile IŞİD’in ilerleyip ayakta kalacağını söylüyor.

Suriye’nin kuzeydoğusundan 30 yaşındaki eski bir savaşçı olan Faraj, “İslam Devleti’nin [IŞİD] baki olduğu ve sürekli genişlediği, sırf şairane bir söz veya propaganda olsun diye söylenmiyor,” diyor. Grubun Suudi Arabistan, Mısır, Libya ve Tunus’ta güçlerini yeniden tahkim etme niyetinde olduğunu söylüyor ve “IŞİD’in dünyanın dört bir yanında uyuyan ajanları var ve sayıları giderek artıyor,” diye ekliyor. Okumaya devam et “IŞİD savaşçısının Batı için ürkütücü bir mesajı var – Patrick Cockburn”

Umulmadık Bir Yol: İslam Devleti ile Savaşan Kadınlar – Janet Biehl

16049666184_374c787e06_k-1920x1080

roarmag.org

Meredith Tax, Kürt kadınlarının mücadelesini konu alan harika kitabında, “Gerçek dönüşümü hedefleyen her hareket, kadınların taleplerini merkeze koymalıdır,” diyor.

Bu yazı, Meredith Tax’in Ağustos ayında Bellevue Literary Press tarafından basılan A Road Unforeseen: Women Fight the Islamic State kitabının incelemesidir.

1960’ların sonunda patlak veren İkinci Dalga feminizm, gördüğü yerde kadın düşmanlığının adını koyardı. Dünyanın her yerinde tüm kadınlar için insan haklarının tanınmasında ısrarcıydı. Ama bugün birçok Batılı feminist bu derece net tavır alamıyor. Emperyalizmin mirası ile boğuşurken sömürge sonrası toplumlardaki erkeklerin cinsiyetçiliği konusunda yargı bildirmekten kaçınıyorlar. Sonuç, kadınlar için insan haklarında ahlaki pusulanın şaşması. Okumaya devam et “Umulmadık Bir Yol: İslam Devleti ile Savaşan Kadınlar – Janet Biehl”